 Anayasa Mahkemesi'nin başörtülü öğrencilere eğitimde eşitlik getiren değişikliği iptal etmesi, toplumun her kesiminde büyük tepkilere neden oldu. İşte açıklamalar: 00:49, 11-06-2008
Kararın üzerinden geçen 5 günlük süre zarfında hukukçusundan gazetecisine herkes kararı eleştirdi.
Anayasa Mahkemesi'nin, üniversitelerde başörtülü öğrencilere eğitim
özgürlüğü getiren Anayasa değişikliklerini, yetkilerini aşarak iptal
etmesi büyük bir tartışma başlattı. 5 Haziran'da alınan karar sert
eleştirilere yolaçtı. Siyasetçiler, hukukçular, bilim adamları,
yazarlar ve sivil toplum kuruluşları kararı eleştiri bombardımanına
tuttu. Çok sayıda aydın ve kanaat önderi kararı “hukuk dışı, vahim,
darbe yanlısı, anayasa suçu, ideolojik, yetki gaspı” olarak yorumladı.
İşte eleştirilerin bir bölümü:
. Ahmet İnsel (Galatasaray Üniversitesi): Mahkeme,
değişikliklerinin özüne giremez. Bu kararla yargıçlar yönetiminin
kapısı açıldı. Demokrasiye olan inancımı korumak istiyorum.
| Prof. Dr. Ergun Özbudun (Anayasa hukukçusu): Anayasa
Mahkemesi, Anayasa'nın kendisine yasakladığı bir yetkiyi kullandı. Bu,
yetki gasbıdır. Yüce Mahkeme'nin menfaatlerine zarar verecektir. Bundan
sonra hiçbir anayasa değişikliği yapılamaz. Mahkeme, iktidarı kendine
tevdi etmiştir. Hiçbir demokratik ülkede örneği yok.
Prof. Dr. Levent Köker (Anayasa hukukçusu): Mahkeme vahim bir karar aldı ve sınırını tamamen aştı.
Sami Selçuk: (Yargıtay Onursal Başkanı) Anayasa Mahkemesi'nin böyle bir yetkisi olduğuna inanmıyorum, eleştiriyorum. Bu karar çok tartışılacak.
Doç. Dr. Serap Yazıcı (Anayasa hukukçusu): Hukukî değil siyasî bir karar alınmıştır. Anayasa Mahkemesi, siyasî bir organ değildir. Üzüntü ile karşıladım.
Prof. Dr. Hasan Tunç (Anayasa hukukçusu): “Bu kararı mantığıma sığdıramıyorum.”
Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu (Sabancı Üniversitesi): Halk
çok ciddi bir şekilde ikiye bölündü. Başörtüsünün tehdit unsuru
olduğunu düşünen bir kesim ile kararın özgürlükleri kısıtladığı
düşüncesinde olan bir kesim doğdu.
Prof. Dr. Hüseyin Hatemi: Kaygı verici bir gidiştir. Aslında böyle bir yetkisi yok. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi olmaktan çıkıyor.
Prof. Dr. Yavuz Atar (Selçuk Üni.): Birinci sınıf öğrencisi bile Anayasa Mahkemesi'nin böyle bir karar alamayacağını bilir. Böyle cevap yazarsa sıfır alır.
Prof. Dr. Hamdi Mollamahmutoğlu: “Anayasa Mahkemesi yapılmış bir değişikliği iptal etti, yok saymadı. Bence izahı kabul edilemez bir karar.”
Prof. Dr. Baskın Oran: “Bundan sonra ironik
bir ifade olacak ama, Anayasa değiştirmek için askeri darbeden başka
bir seçenek yoktur. Anayasa Mahkemesi sistemi öyle bir kilitledi ki, bu
ayıp da ona yeter”
Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu: “Bu işlemin 12 Eylül askeri darbesinin yaptıklarından hiçbir farkı yoktur.
Hüsrev Kutlu (AK Parti Adıyaman Milletvekili): “Hakimler oligarşisi...Yok hükmünde.. Anayasa Mahkemesi'nin kararları, halkoyuna sunulmalıdır.”
Abdurrahman Kurt: (AK Parti Diyarbakır Milletvekili): “Bu karar, cübbeli darbedir.”
Salim Uslu (Hak-İş): Anayasanın kuvvetler ayrılığı ilkesi ihlal edilmiş, rejimin özü zedelenmiştir.
Sezgin Tanrıkulu (Diyarbakır Barosu): Türkiye'de yargı özgürlüklerin güvencesi değil. Özgürlükleri sınırlayan ve tehdit eden bir kurum haline geldi.
Kamil Yaralı (Hukukçular Derneği): “Mahkeme,
yetki ve meşruiyetini Anayasa'dan aldığını söylüyordu. Bu kararla
Anayasa'yı da çiğnediler. Yetkisini nereden aldığını açıklamalı.”
Fatma Benli (Ayrımcılığa Karşı Kadın Hakları Derneği):
“Eğer Anayasa Mahkemesi TBMM'nin yerine alabilecekse seçimlerin gereği
yok. Halk yargıçları kendi seçsin ve Türkiye'nin yargıçlar devleti
olduğu deklare edilsin.”
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk: “Yeniden başa döndük.”
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten: Temel özgürlükleri yargı sisteminin merkezine alacak bütünüyle yeni anayasa gerekli.”
AB Sosyalist Grup Başkan Yardımcısı Hannes Swoboda: “Bu halkın karar verme hakkının ellerinden alınmasıdır. Bence bu karar siyasi.”
Meclis'in yasama yetkisi gasp edildi
Köksal Toptan (TBMM Başkanı): Yüksek mahkeme yetkisinin ötesine geçmiştir.”
Devlet Bahçeli: (MHP Genel Başkanı): “Bu
karar, çözümsüzlüğe itilerek kanayan bu toplumsal yarayı
derinleştirmiştir. Bu karar korkarız ki, Türk toplumunun inanç
temelinde bölünmesi ve cepheleşmesi sürecini hızlandıracaktır.”
Cihan Paçacı (MHP milletvekili): “Siyasi bir karardır. Mesele toplumsal bir yaraydı. Yarayı daha da derinleştirdi. Milletle, devleti karşı karşıya bıraktı.”
Muhsin Yazıcıoğlu (BBP Genel Başkanı):
“Yasama yetkisine müdahale edildi. Meclis'in irade koyuculuğu ortadan
kaldırıldı. Laikliğin tanımının yapılması ihtiyacı doğdu.”
Süleyman Soylu (DP Genel Başkanı): “Hukuk skandalı.”
Erkan Mumcu (Anavatan Genel Başkanı): “Ağır bir karar. Bundan sonra demokrasi ve hukuk devleti kavramlarının uyumlu bir anlayış içinde kavranması mümkün olmayacak.”
Ufuk Uras (ÖDP Genel Başkanı): Yasama
yargının gölgesinde kalmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı ile
Türkiye'de yeni bir anayasaya olan ihtiyaç ortaya çıkmıştır.
Hasip Kaplan (DTP Milletvekili): “Yeni bir hukuk krizi yaratılmıştır.”
Osman Özçelik (DTP Siirt Milletvekili): “Mahkeme
parlamento görevi görecekse parlamentoya ne gerek var. O zaman 11 kişi
gelsin Parlamento'da otursun, anayasayı değiştirsin.”
Akın Birdal (DTP Diyarbakır Milletvekili): “Askeri darbelerin yerini cüppeli darbeler aldı.”
En büyük eleştiri medyadan geldi
Soli Özel: (Sabah Gazetesi) Yargı siyasi bir
karar vermiştir bunun da siyasi sonuçları olacaktır. Farklı kelimeler
kulanmak da mümkün ancak bugün Türkiye'de yaşanan bir rejim krizidir.
Taha Akyol (Milliyet): Hukuka ve Anayasa'ya
aykırı bir karar. Bundan sonra yasama faaliyeti yapılması
imkansızlaşmıştır. Meclis'in yetkisi gasp edilmiştir.
Mümtaz'er Türköne (Zaman): Türkiye hukuk devleti prensibinden yargı eliyle uzaklaştırılıyor.
Mehmet Altan (Star): “Artık 'halk' değil
'yargıçlar' karar verecek ülkenin nasıl yönetileceğine. Nasıl
yönetecekleri de anlaşıldı... Anayasayı delerek.”
Ahmet Kekeç (Star) Kimse bu kararı tevil etmeye kalkmasın. Bu bir darbedir. Çok ciddi bir suçtur.
Mustafa Karaalioğlu (Star): Anayasa Mahkemesi kendi kendine bütün erkler üzerinde bir erk olma yetkisi verdi. Hukuk düzenini yerle bir etti.
Prof. Dr. Mustafa Erdoğan (Star): Bu karardan sonra, artık Anayasa Mahkemesi'nin uygun görmediği bir anayasa değişikliği yapılamaz.
Ekrem Dumanlı (Zaman): Mahkeme, Anayasa'nın kendisine tanıdığı hududu aştı. Bu apaçık bir ihlaldir.
Hadi Uluengin (Hürriyet): Bundan böyle seçim,
meçim düzenlemenin gereği kalmadı. Hiç hacet yok! Pisi pisine masraf
oluyor. Çünkü, işte artık ayan beyan ortada ki Türkiye'de evrensel
demokrasi falan değil, “jüristokrasi”, yani “yargıçlar iktidarı” hüküm
sürüyor.
Ahmet Hakan Coşkun (Hürriyet): “Ben Anayasa Mahkemesi'nin hukuki bir karar vermediğini düşünenlerdenim.”
Mehmet Barlas: (Sabah): Bir anlamda Anayasa
Mahkemesi bir “Anayasa Krizi” üretti. Olaya daha geniş bir açıdan
bakarsak, milletvekili olmakla olmamak arasında artık fazla fark yok.
Yasama yargının yerine geçti.
Umur Talu: (Sabah): Meclis'te çoğunluk
“istediğini yapmasın” diye Yüksek Yargı'nın (oylama ile) “istemediğini
yaptırmaması” bir rejim güvencesi midir yoksa rejimin esasta su alması
mı?
Ergun Babahan: (Sabah): Türkiye “27 Nisan
Süreci” denilen bir dönemden geçmektedir. Kimi özgürlüklerin
genişletilmesinden rahatsız olan güçler devreye girmiş ve hukuk
aracılığıyla Türkiye'yi yeniden biçimlendirmeye başlamıştır.
Nazlı Ilıcak (Sabah): Anayasada, “iptâl
kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz” deniliyor. Aynı maddede,
“Anayasa Mahkemesi, kanun koyucu gibi hareketle yeni bir uygulamaya yol
açacak şekilde hüküm tesis edemez” düzenlemesi de mevcut. Ama nafile...
Hasan Celal Güzel (Radikal): Mahkeme,
Anayasa'yı ihlâl suçu işlemiş ve TBMM'nin yerine geçerek yetki gaspında
bulunmuştur. Bu, Türkiye'de demokratik rejimin sona erdirilmesidir.
Yasemin Çongar (Taraf): “Bu karar, darbenin kilometretaşlarından biri olarak geçecek tarihe.”
Etyen Mahçupyan (Taraf): Türkiye Cumhuriyeti
ta ilk günden bu yana bir bürokratik vesayet rejimidir. Nitekim Anayasa
Mahkemesi de 'bu' rejimi korumaktadır!
Gülay Göktürk (Bugün): “Mahkemenin bu kararı Türkiye'de sadece darbecilerin yeni Anayasa yapma yetkisi olduğunu acı bir şekilde gösteriyor.”
Ahmet Taşgetiren (Bugün): “Bu kararıyla kendisini Anayasa ile bağlamadığını ortaya koymuştur.”
Ömer Lütfi Mete (Bugün): “Bu, askerin iktidara el koymasından çok daha beter bir darbedir!”
Yeni Şafak |
106 defa okundu. |