57 milyon euroluk rüşvet kimlere gitti?
![]() Dünyada 12 ülkede 1 milyarın üzerinde rüşvet dağıttığı iddia edilen Siemens, Mavi Hat davasına da konu oldu. Peki Türkiye’de dağıtılan 57 milyon euro kimlere gitti?00:45, 11-06-2008 Tam da Almanya’da Siemens ile ilgili rüşvet davası sürerken ve bazı Siemens çalışanlarının Türkiye dahil 20 ülkede 2.1 milyar dolar rüşvet verdikleri iddia edilirken, Siemens rüşveti Mavi Hat operasyonu davasına da konu oldu. Vatan gazetesinin haberine göre, davanın sanıklarından işadamı Rubil Gökdemir BOTAŞ ihalelerinde Siemens ekipmanlarının kullanılması için dayatma yapıldığını öne sürdü ve “Türkiye’de dağıtılan 57 milyon euro rüşvet kimlere gitti, araştırılmalı” dedi Enerji Bakanlığı’ndaki bazı ihalelerde yolsuzluk yapıldığına ilişkin Mavi Hat operasyonu davasında Siemens’in rüşvet dağıttığı iddiaları gündeme geldi. Davanın sanıklarından işadamı Rubil Gökdemir, Siemens’in dünyada 12 ülkede 1 milyar euronun üzerinde rüşvet dağıttığının ortaya çıktığını ve bunun 57 milyon eurosunun da Türkiye’de dağıtıldığını belirlendiğini öne sürerek, BOTAŞ’ın ihalelerinde Siemens’in ürettiği makinalar için dayatma yapıldığını iddia etti. Üç ihalenin teknik şartnamesinin “sadece birileri kazansın ya da kaybetsin diye hazırlandığını” ve kendi firmasının da Siemens kullanmadığı için “linç kampanyası uygulanması” nedeniyle “uluslararası rekabetin maşasında olan kişilerin kurbanı” olduğunu söyleyen Gökdemir, “Bu şirketin sorumluları Almanya’da, hatta Kenya’da bile yargılanmışlardır. Ben bu durumu savcılığa sundum. Araştırılsın dedim. Israrla cevapsız kaldı, bu davayla ilgili olmasına rağmen kapsam dışında bırakıldı. Şimdi öğreniyorum ki, memur suçları ile ilgili olarak ayrı bir soruşturma başlatılmış” dedi. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde 32 tutuklu sanık ile avukatlarının katıldığı dünkü duruşmada tutuklu sanıklardan Metod firması büyük ortağı ve Genel Müdürü Rubil Gökdemir, savunmasında Hanak kompresör istasyonu ihalesi ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Hanak projesini 15 ayda teslim etme sözü verdiğini ancak BOTAŞ’ın 12 ayda ısrar ettiğini söyleyen Gökdemir, sonraki gelişmeleri şöyle aktardı: Rıza Çiftçi’ye sordu “Projeyi erken bitirmem istendiğinde bunu gerçekleştirebileceğimi ancak makinelerin imalinin 10 ay sürdüğünü söyledim. Bu arada BOTAŞ yönetimi değişti. Genel Müdür Vekilliği’ne Saltuk Düzyol getirildi. Bu süreçten sonra bana Siemens’in makinesini kullanmamı önerdiler. Ben reddettim. Çünkü projenin bitiriliş tarihi 30 Eylül 2006’ydı. Oysa Siemens, Kasım 2006’da makineyi teslim edebilecekti. Fakat daha sonrasında da makinenin kurulumu için 5-6 ay daha çalışmamız gerekiyordu. Bana çeşitli bahanelerle 15 milyon dolarlık ceza kestiler. Bu proje makine seçimindeki durum nedeniyle linç kampanyasına dönüştü.” Gökdemir, bazı bürokrat sanıklara soruları olduğunu da belirtti. Mahkeme Başkanı Hasan Şatır’ın izniyle eski BOTAŞ Genel Müdür Vekili Rıza Çiftçi’ye yaptıkları toplantının doğru olup olmadığını sordu. Çiftçi de toplantı yapıldığını doğruladı. Bu sırada araya giren Başkan Şatır, Çiftçi’ye yönelik olarak, “İdare Siemens’i nereden biliyor? Makine önerme yetkisi var mı?” sorularını yöneltti. Çiftçi’nin, “Yok” yanıtı vermesi üzerine de Şatır, “Peki bu nereden çıktı? Siemens’i kim teklif etti?” diye sordu. Çiftçi’nin bir süre sessiz kaldıktan sonra “Simens’i idare önermedi” sözlerine de Şatır bu kez, “Yoksa şartname mi Siemens’i işaret ediyor?” sorusunu yöneltti. Çiftçi de, “Hayır efendim. Benim bilgim dahilinde değil. Biz önermedik. Kim önerdi bilemiyorum. Bununla ilgili başka toplantılar da yapılmış. Hatta bu toplantılardan birinin tutanağında Siemens’in adı var” dedi. Mahkeme Başkanı Şatır’ın, “Makine tercihinde ihaleye fesat karıştıranlar kimlerdir?” sorusunu yönelttiği Gökdemir, “Her büyüklükteki ünite için dünyada 3-4 üretici vardır. Rekabet zaten sınırlıdır. Bu alanda firmanın ürettiği makineyi tarif eden BOTAŞ’ta teknik işleri yapan kişilerdir. Doğalgaz işletmeler direktörlüğünün teklifi ile sözleşmeler ve mühendislik daire başkanlığı buna karar verir. Sorumlular burada aranmalıdır. Çorum 1, Çorum 2 ve Çorum 3 ihalelerinde makine parametreleri değiştirilmiştir. Her üç ihaledeki teknik şartname sadece birileri kazansın ya da kaybetsin diye hazırlanmıştır” yanıtı verdi. Santrallerin en büyük yüklenicisi Siemens, Türkiye ve dünyadaki enerji santralleri projelerinin gaz türbini, buhar türbini, elektrik ve otomasyon sistemi gibi komponent ihtiyaçlarını karşılıyor ve anahtar teslimi yüklenici hizmeti veriyor. Türkiye’deki mühendislik ve üretim kapasitesi sayesinde, enerji santrallerinin yüksek, orta ve alçak gerilim elektrik sistemleri, aydınlatma, topraklama ve komünikasyon sistemleri, kontrol ve kumanda sistemleri ve enerji dağıtım sistemlerinin tasarımı, imalatı, montajı ve devreye alınması Siemens Türkiye tarafından gerçekleştiriliyor. Siemens Türkiye’de hem özel sektörün hem de kamunun en önemli tedarikçileri arasında yer alıyor. Enerji alanında Siemens’in 2003’ten sonra kamudan kazandığı ihaleler arasında Ambarlı Doğalgaz Çevrim Santrali, Marmara Doğalgaz Çevrim Santrali Sugözü Termik Santrali, TEAŞ Bağcılar Levent Selimiye ve Göztepe gaz yalıtımlı şalt tesisleri dikkati çekiyor. Siemens 2004 yılında da Türk Telekom’dan 70 bin adetlik ankesörlü telefon ihalesini kazandı. Ulaşım alanında ise Ankaray, Bursaray, Konya Raylı sistemlerinin yapımını ve araç teminini üstlendi. Gelir İdaresi’nin VEDOP Projesi’nin altyapı kurulum hizmetini de Siemens kazanmıştı. Türkiye’deki rüşvetin kilit ismi İtalyan Tonio Arcaini mi? Alman endüstri devi Siemens, kendi ülkesinde büyük bir rüşvet davasıyla karşı karşıya. İki hafta önce başlayan ve Almanya’nın en büyük rüşvet davalarından biri olarak kabul edilen davada, şirketin bazı çalışanlarının Türkiye dahil 20 ülkede toplam 2.1 milyar dolar rüşvet verdiğine inanılıyor. Savcılık rüşvet olayıyla ilgili olarak 270 şirket çalışanını inceliyor. 2006’da başlatılan soruşturmalar süresinde, savcılık 5 milyon sayfa belge ve 5 terabyte’lık bir dijital veri topladı. 26 Mayıs 2008’de Münih’te başlayan duruşmada, eski Siemens üst düzey yöneticisi Rienhard Siekaczek, suçlamaları kabul etti. Sieckaczek, rüşvetin şirket içinde bilindiğini bir çok yöneticinin de rüşvet olayında rolü olduğunu söyledi. Alman yargısı, geçen Kasım’da Siemens telekominikasyon bölümüne Nijerya, Libya ve Rusya’da kamu yetkililerine rüşvet verdiği gerekçesiyle 1 milyon euro para cezası vermişti. 2006’dan beri devam eden soruşturmada, ifadelerde Türkiye’nin de adı sık sık geçiyor. Wall Street Journal, 20 Nisan 2007 tarihli haberinde, Siemens için “pazarlama danışmanlığı” yapan Tonio Arcaini adlı bir şahsın, Türkiye’de Siemens’in ihale kazanması için aracılık yaptığını yazmıştı. David Crawford ve Mike Esterl imzalı yazı, Siemens’te dönemin Telekom Finans Müdürü (CFO) Michael Kutschenreuter’in mahkemede verdiği ifadelere dayandırıldı. Gazeteye göre, 2003 yılında Tonio Arcaini, Kutschenreuter’i Ankara’da bir bakan ile görüştürdü. Wall Street Journal, “Tonio Arcaini, pazarlama danışmanı sıfatıyla Siemens’in Türkiye, Hong Kong, Bulgaristan, Polonya gibi ülkelerdeki ihalelerini izliyordu ve şirketin hava kontrol sistemleri, fabrika makineleri, enerji santralleri ve gaz türbinleri ihalelerini alması için kayıtdışı ödemeler yapıyordu” diye yazdı. Der Spiegel’e göre de Siemens, Arcaini’ye 2001 ile 2006 arasında 36.5 milyon euro ödeme yaptı. 96 defa okundu. |
|||||||
|
İlgili Kategori Başlıkları
|
|||||||
|
Yorum Sistemi Yapım Aşamasında...
|
||||||
![]() |
![]() |






