 Eski bakanlardan Hasan Celal Güzel, Anayasa Mahkemesi'nin Meclis'in yetkisini gasbetmesiyle ortaya çıkan krizin adını koydu... 01:45, 8-06-2008
Eski bakanlardan Hasan Celal Güzel, 2 gün önce Türkiye'de rejim
değişikliği olduğunu, demokrasiden jüristokrasiye geçildiğini söyledi.
Seyhan Belediyesi'nin 'Seyhan Konferansları'nın konuğu olan Güzel, Seyhan Kültür Merkezi'nde Adanalılara hitap etti.
Anayasa
Mahkemesi'nin son iptal kararını değerlendiren Güzel, 2 gün önce
yaşanan rejim değişikliğinin ardından Türkiye'de artık demokrasiden söz
edilemeyeceğini kaydetti.
"Ahmet Necdet Sezer'in seçtiği, CHP'li
9 Anayasa Mahkemesi üyesi hükümranlıklarını ilan etti." diyen Güzel,
"Biz buna suskun mu kalacağız. Birlik olalım, tepkimizi demokratik
yollarla dile getirelim. Telefon edilebilir, mektup yazılabilir,
internetten mail atılabilir. Bu haksızlığı yapanlara var olduğunuzu
buna izin vermeyeceğinizi göstermeliyiz. Bizim 70 milyonumuzu Suudi
Arabistan çöllerine sürerek Fransa'dan laikçi halk mı ithal edecekler.
Gerekirse onu da ithal ederiz diyorlar ama onlar bunu yapamadan biz
onları Sibirya'ya sürmeyi biliriz." dedi.
Şu haliyle Yargıtay'ın
da, Anayasa Mahkemesi'nin de Danıştay'ın da saygıya layık bir halinin
kalmadığını ileri süren Güzel, "Bu kurumlar sanki CHP ile koalisyon
kurmuşlar ona göre hareket ediyorlar." şeklinde konuştu.
Rektörlere
de yüklenen Güzel, Anayasa Mahkemesi'nin kararından sonra bazı
rektörlerin hemen açıklamalarda bulunduğunu ifade ederek, "Halkımız
bunlara kitap yüklü merkepler diyor. Hem halkı cahil göreceksin kendini
alim göreceksin hem de halka dayatmada bulunacaksın. İnsanın arif
olması için ilada alim olması gerekmez. Bu kişiler alim değildir,
irfanın yanından geçmemiştir. Türkiye'de bir yargı darbesi vardır.
Cumhuriyet çalışma gurubu kurulmuştur. Silahlı kuvvetlerimizin içinde
de bu tip darbeciler maalesef mevcuttur. " diye konuştu.
18
yaşındaki bir genç kızın başını neyle örtüp örtmeyeceğine kimsenin
karar veremeyeceğini anlatan Güzel, komünist ve faşist rejimlerde bile
bu tip uygulamaların görülmediğini vurguladı.
Türkiye'de çağ
dışı rezaletin, jakoben oligarşinin, bir takım hekimlerin, savcıların,
devlet kuruluşlarının yaptığı haksızlıklarla iyice tespit edildiğine
dikkat çeken Güzel, "Bir avuç genç kıza yüksek öğretimde okuma hakkı
vermemek için Türkiye'nin içerisine sokulduğu duruma bakın. Bundan
büyük bir vahşet, bundan büyük bir haksızlık, bundan büyük bir
adaletsizlik düşünebilir misiniz? Basiret sahibi, vicdan sahibi bir
kişi bunu yapabilir mi? Ama bunda bir kan davası anlayışı var. Bu
jakobenler başörtülü birini gördüklerinde kırmızı görmüş boğaya
dönüyorlar." diye konuştu.
Süleyman Demirel'i eleştiren Güzel,
"83-84 yaşındaki Süleyman Demirel, hala Abdullah Gül'ü oradan
indirirler de beni çıkarırlar mı diye hesap yapıyor. Onlara yaranmak
içinde başörtülü kızları Arabistan'a göndermeye kalkıyor. Türkiye'nin
ve dünyanın en büyük siyaset münafığı Süleyman Demirel'dir. Öbür tarafa
gittiğinde burada yaptıklarının hesabını ona da soracaklar."
ifadelerini kullandı
Şuanda bile Türk ekonomisi milyarlarca
dolarlık zarar uğradığını, Türkiye'nin fakirleştiğini dile getiren
Güzel, şunları söyledi: "Türkiye tam önünü açmış gelişirken bir anda
işler değişiyor. Eğer 1960'tan itibaren darbeler yapılmasaydı, fert
başına düşen milli gelirimiz 30 bin dolar olacaktı. Türkiye, dünyada
ilk 10 büyük ekonomi arasına girecekti." CİHAN 80 defa okundu. |