 İstanbul Büyükşehir Belediyesi 23-25 Mayıs tarihleri arasında “Modern Çağ ve İbn Arabî” sempozyumu gerçekleştirilecek. 09:56, 17-05-2008
21. yüzyılda İbn Arabî gibi büyük bir değeri anlamak maksadıyla
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve 23- 25 Mayıs
tarihlerinde üç gün süreyle devam edecek olan Uluslararası “Modern Çağ
ve İbn Arabî” sempozyumu gerçekleştirilecek. Fikirleriyle yalnız
çağdaşlarını değil, İslam dünyasında ortaya çıkmış ve kimi günümüze
kadar ulaşmış birçok düşünce ekolünü etkilemiş; bu coğrafyadaki devlet
geleneğine, sanata, edebiyata, mimariye, toplum ilişkilerine, evren
algılayışına ilişkin pek çok unsura yön vermiş bir önemli kilometre
taşı...
Endülüs’te vahded-i vücud düşüncesini temellendiren ve
doğuya doğru bir yolculuğa çıkan İbn Arabî, yolculuğu boyunca hem
etkiledi hem etkilendi. Uzun süren seyahatinin ardından Konya’ya
ulaştı. Sadreddin Konevi’yle görüştü. Orhan Gazi’nin İznik’te kurduğu
medresenin ilk müderrisi Davudu Kayserî, işe ilk olarak büyük
mutasavvıfın Fususü’l Hikemi’ni şerh ederek başladı. Düşünceleri,
Mevlâna Celaleddin Rumî ve Yunus Emre’yle bu coğrafyada iyice
temellendi.12. yüzyılda ortaya çıkan bu büyük ilham, değerli
mutasavvıflar Ahmed Avni Konuk ve Ken’an Rifâi’de temsilini devam
ettirerek günümüze ulaştı.
Bu yüzyılda İbn Arabî gibi büyük bir
değeri anlamak maksadıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel ve
Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından TÜRKKAD İstanbul Şubesi’nin
katkılarıyla düzenlenen ve 23- 25 Mayıs tarihlerinde üç gün süreyle
devam edecek olan “Modern Çağ ve Arabî” Uluslararası Sempozyumu Kültür
A.Ş. organizasyonuyla gerçekleştirilecek.
23 Mayıs Cuma günü
saat 10.00’da CRR (Cemal Reşit Rey Konser Salonu)’de, 24–25 Mayıs
günleri yine saat 10.00’da İTÜ Makina Fakültesi Ömer Öcal Giray
Konferans Salonu (Gümüşsuyu)’nda tertiplenecek oturumlarla devam edecek
sempozyuma, aralarında Suad el-Hakim, William Chittick, Mahmut Erol
Kılıç, Claude Addas, Mustafa Tahralı, Carl Ernst, Ekrem Demirli gibi bu
alanda uzman isimlerin de bulunduğu; Türkiye, Fransa, Suriye, İspanya,
ABD, Singapur, İngiltere, Lübnan, İran ve Fas’tan birçok değerli ilim
adamları konuşmacı olarak katılacak.
Program
23 Mayıs Cuma – Açılış
CRR (Cemal Reşit Rey Konser Salonu)
Açılış konuşmaları
“İbn Arabî'yle "Zaman'ın Ruhu"nu Okumak”
“Reading ‘The Spirit of Time with İbn Arabî”
Prof. Dr. Mahmut Erol KILIÇ
Marmara İlâhiyat Fakültesi Öğretim Üyesi
Türk ve İslâm Eserleri Müzesi Başkanı
“Hakîkatin temelleri ve Mârifetullahtaki rolü”
“The Basis of reality and Its Role and Gnosis”
Prof. Dr. Suad el-HAKİM
Lübnan Üniversitesi Öğretim Üyesi
Lübnan
“Hayvanların İrfânı”
“The Wisdom of Animals”
William CHITTICK
Stony Brook Üniversitesi
ABD
24 Mayıs Cumartesi
İTÜ (İstanbul Teknik ÜniversitesiTaşkışla Kampüsü)
1. O T U R U M
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mustafa TAHRALI
“Şeyhü’l Ekber geleneğinde Nebi’ye Tâbî Olmak”
“The ittibâ' al-nabî in the Akbarian tradition: The Qâb qawsayn of Jîlî”
Claude ADDAS
Araştırmacı Yazar
Fransa
“Ve O Adem’e bütün isimleri öğretti: İbn Arabî’ye göre mânevi hilâfetin temeli”
“And He taught Adam all the Names”: the foundation of the spiritual Califate,
according to ibn ‘Arabi”
Denis GRIL
De Provence Üniversitesi
Fransa
“Zıddıyla Yazmak: İbn Arabî Düşüncesinde Özgürlük”
“Writing Through Contrariety: Freedom in İbn Ârabi Thinking”
Mohamed MESBAHI
Mohamef V Üniversitesi
Fas
2. O T U R U M
Oturum Başkanı: Prof. Dr. James W. Morris
Bakri ALAUDDIN
Suriye
“Dinlerarası Diyalog: İslâmiyet ve Hristiyanlık; İbn Arabî ve Meister Eckhart”
“Interreligious Dialogue: Islam and Christianity, Ibn Arabi and Meister Eckhart”
Ghasem KAKAIE
Siraz Üniversitesi
İran
“Bilginin Geçmişi ve Geleceği: İbn Arabî’nin Eserlerinde İrfani Bİlginin Zamanı”
“Past and Future of Knowledge: The Time of Gnosis in Ibn Arabi’s writings”
Pablo BENEITO ARIAS
Sevilla Üniversitesi
İspanya
3. O T U R U M
Oturum Başkanı: Prof. Dr. William C. CHITTICK
“Çin İslamiyeti’nde Varlığın Birliği (Vahdetü’l Vücûd)”
“The Oneness of Being in Chinese İslam”
Sachiko Murata
Stony Brook Üniversitesi
ABD
“İbn Arabî Yeni Çağla buluşuyor mu? Çağdaş Batıda Tasavvuf ve Tasavvuf Mâneviyatı: Beshara Hareket Örneği”
“Ibn ‘Arabi meets New Age? Sufism and Sufi Spirituality in the Contemporary West: The Case of the Beshara Movement”
Suha Taji FAROUKI
Exeter Üniversitesi
İngiltere
“Modern çağda tahayyül gücünü yeniden keşfetmek: İBN ARABİ’YE GÖRE HAYALİN ONTOLOJİK VE EPİSTEMOLOJİK GERÇEKLİĞİ”
“Reinventing
the Power of Imagination in Modern Era: The Ontological and
Epistemological Reality of Imagination According to Ibn Arabî ”
Semih CEYHAN
TÜRKİYE DİYANET VAKFI İSLAM ARAŞTIRMALARI MERKEZİ (TDV İSAM)
Türkiye
25 Mayıs Pazar
İTÜ (İstanbul Teknik ÜniversitesiTaşkışla Kampüsü)
1. O T U R U M
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mahmut Erol KILIÇ
“Nasr Hamid Ebu Zeyd’in İbn Arabî ve Modernlik Üzerine Görüşleri”
“Nasr Hamid Abu Zayd on Ibn Arabi and Modernity”
Carl ERNST
North Carolina Üniversitesi
ABD
“ ‘Hayret!’: Bütünleşmeye Doğru Bir Paradigma Değişimi”
“‘O MARVEL!’: a paradigm shift towards integration”
Stephen HIRTENSTEIN
Anka Yayınları Kurucu Direktörü ve Muhyiddin İbn Arabî Derneği (MIAS) Dergi Editörü
İngiltere
“İlâhî Rahmetin Araçları: İbn Arabî’nin Fütuhat-ı Mekkîye’sinde Yol’dan Hakikate”
“The ‘Instruments of Divine Mercy’ ”: From the Path to the Real in Ibn ‘Arabi’s Meccan Illuminations”
James W. MORRIS
Boston Üniversitesi
ABD
2. O T U R U M
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Carl W. ERNST
“İran’da İbn-I Arabi ve Okulu: Geçmiş ve Şimdi”
“Ibn Arabi and His School in Iran Past and Present”
Shahram PAZOUKI
İran Felsefe Enstitüsü
“Birleşmiş Bir Dünya Görüşüne Doğru: Kürenin Merkezi ve Merkezin Yokluğu”
“Towards a unified worldview: The centre of the sphere and the absence of centre”
Pilar Garrido CLEMENTE
Sevilla Üniversitesi
İspanya
Karim Douglas S. CROW
Nanyang Teknoloji Üniversitesi
3. O T U R U M
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mustafa TAHRALI
“İbnü’l-Arabî’ye Göre Gerçek Mutluluğa Erişmenin Yolu: Kimyâ-yı Saâdet”
“The Path to achieve Real Happiness According to İbn Arabî: The Alchemy of Happiness”
M. Mustafa ÇAKMAKLIOĞLU
Erciyes Üniversitesi
Türkiye
Mustafa TAHRALI
Marmara Üniversitesi
Türkiye
“Kendini Bilen Rabbini Bilir: İbnü'l-Arabî’nin İnsan Tasavvurunun Anlaşılması”
“He Who Knows Himself Knows His Lord: The Understanding of the Concept of al-insan in İbn Arabî”
Ekrem DEMİRLİ
İstanbul Üniversitesi
Türkiye
İbn Arabî
28
Temmuz 1165 tarihinde Endülüs’deki Mürsiye (Murcia) şehrinde doğdu.
Babası Ali b. Muhammed, Abbasi halifesi Müstencid-Billah’ın kumandanı
ve yöre valisi Muhammed b. Sa’d İbn. Merdeniş’in hürmet ettiği bir kişi
olup, aynı zamanda filozof İbn Rüşd’ün yakın arkadaşıydı. Amcası Ebu
Muhammed Abdullah b. Muhammed el-Arabî ve dayıları Ebu Müslim
el-Havlanî ile Yahya b. Yagan da devrin önemli sûfî ve siyasî
şahsiyetleri içerisinde adları geçen kimselerdir. İbn Arabî’nin
yetişmesinde bu kişilerin tesirleri olduğu yine kendi ifadelerinden
anlaşılmaktadır. O’nun görüşlerini takdir edenler, tasavvufta otorite
oluşunun kendisine “Şeyhü’l-Ekber”, dinî ilimlerde müceddid (yenileyen)
oluşunu da “Muhyiddin” lakaplarını vererek ifade etmek istemişlerdir.
İbn
Arabî’nin doğduğu dönemde Mürsiye, Muvahhidler’in idaresi altında
bulunmakta ve kumandan İbn Merdeniş tarafından yönetilmekteydi. İbn
Arabî sekiz yaşına gelinceye kadar Mürsiye şehrinde ikāmet eden ailesi,
bir süre sonra Endülüs’ün o sıradaki başşehri olan İşbiliye’ye
(Sevilla) göç etti. Bölgenin emiri Ebu Yakup el-Muvahhidî kültüre önem
veren bir devlet adamıydı; felsefe, tıp, astroloji ve edebiyata da özel
bir ilgisi vardı. İbn Arabî, İşbiliye’de böyle bir kültür ortamında
bulûğ çağlarında bir manevî işaretle inzivaya çekilip kendi iç
âlemindeki hazineleri ortaya çıkarmaya karar verdiğini, bazen on dört
ay kadar süren bu halvet ve riyazetlerin neticesinde mârifet
kapılarının kendisine yavaş yavaş açılmaya başladığını söyler.
İbn
Arabî, ilk Kur’an derslerini Ebu Abdullah el-Hayyat adlı bir kişiden
aldı. Âlet ilimlerinin sûfî olmayan kimselerden de alınabileceği
görüşünde olduğundan İbn Hubeyş, İbn Ât, İbn Baki ve İbn Vâcib gibi
hadisçilerden hadis okudu. On sekiz yaşında iken Lahmî’den kırâat-i
seb’a, aşere ve takrib öğrenimi gördü. Kadı İbn Zerkün’un derslerine
uzun bir süre devam edip icâzet aldı. Bu suretle zâhirî ilimlerde
yeterli derecede eğitim aldıktan sonra mânevî ilimlerde derinleşmek
üzere halvet ve murâkabeye daha fazla yönelen İbn Arabî 1184 yılında
seyrü sülûkunun henüz başında iken bazı tasavvufî makamlara ulaştı.
Yirmi altı yaşında iken Ceziretü’l-hadra (Algeciras), Sebte (Ceuta),
Fas ve Tilimsan yoluyla Tunus’a giden İbn Arabî bir süre burada kalarak
aralarında, daha sonra Fütûhâtü’l-Mekkiyye’yi kendisine ithaf edeceği
Şeyh Abdülaziz el-Mehdevî’nin de bulunduğu Sûfîlerle görüştü.
Merakeş’te iken aldığını söylediği manevî bir işaretle 1200 Doğu’ya
doğru yola çıktı. Mekke’ye kadar gidip ilk haccını yaptı. 1201’de
Tunus’a giderek Abdülaziz el-Mehdevî ile görüştü. Aynı yıl hacca gitmek
üzere Mekke’ye goğru yola çıktı. Halil kasabasındaki ikameti esnasında
İbrahim Camii’nin imamı Zahir el-İsfahani’den Hakim et-Tırmızi’nin
eserlerini okudu. Bu arada Kâbe’yi muhatap alarak yazdığı mektupları
Tacü’r-resâ’il adlı kitabında topladı. Yirmi üç yılda tamamlanan
Fütûhâtü’l-Mekkiyye ilk defa burada yazmaya başladı.
İbn Arabî
Mekke’de yaklaşık iki buçuk yıl kaldıktan Musul’a geçti ve Musul’da
üstadım dediği Hanefi ulemasından Ahmet el-Mevsili el-Mukri’nin yanı
sıra Ebu’l-Hasan Ali b. Ebü’l-Feth ve Ali b. Abdullah b. Cami gibi
âlimlerle sohbette bulundu. Musul’da bir yıl kadar kalan İbn Arabî,
1202 yılında Urfa, Diyarbakır, Sivas üzerinden Malatya’ya geldi.
Bağdat’tan bu yana Sadrettin Konevî’nin babası Mecdüddin İshak
kendisine refakat etmekteydi. Bu sırada ikinci defa Anadolu Selçuklu
tahtına çıkan I. Gıyâseddin Keyhüsrev eski dostu Mecdüddin İshak’ı
Konya’ya çağırınca İbn Arabî de onunla beraber Konya’ya gitti. İbn
Arabî bir müddet daha Konya’da kaldı, bu arada Evhadüddin Kirmânî ile
görüştü. İbn Arabî, Halep ve Sivas’a yaptığı seyahatlerden sonra 1218
Malatya’ya yerleşti. Dostu Mecdüddin İshak vefat edince vasiyeti
üzerine dul kalan hanımıyla evlendi.
Dımaşk’a yerleştikten sonra
kendisine vâkî olan mübeşşiratta, Hz. Peygamber’in elinde bir kitapla
zuhur ederek, “Bu elimdeki, hikmetlerin yuvalarını (füsûsü’l-hikem)
gösteren bir kitaptır, bunu al ve faydalanacak kimselere açıkla”
dediğini nakleden İbn Arabî, bu işaret üzerine Füsûsü’l-Hikem’I 1230
yılında burada telif etti. Daha sonra zamanının büyük bir kısmını
Fütûhâtü’l-Mekkiye’yi gözden geçirmeye ve yeniden yazmaya ayırdı. İlk
nüsha üzerine birçok ilâve ve tashih ihtiva eden bu ikinci nüshayı
vefatından bir yıl kadar önce tamamladı.
İbn Arabî, ilk
evliliğini İşbiliye’de iken yaptı. İkinci defa Mekke’de Haremeyn Emiri
Yunus b. Yusuf’un kızı ile evlendi. Bu evliliğinden Muhammed İmadüddin
adındaki oğlu oldu. Üçüncü evliliğini Malatya’da Sadrettin Konevî’nin
dul annesi ile yaptı. Dördüncü olarak Dımaşk Mâlikî kadısı Zevâvî’nin
kızı ile evlendiği kaydedilmektedir.
22 Rebiülâhir 10 Kasım 1240
tarihinde Dımaşk’ta vefat eden İbn Arabî, Kasiyun dağı eteğindeki
Salihiye semtinde bulunan Kadı Muhyiddin İbnü’z-Zeki ailesinin
kabristanına defnedildi.
İbn Arabî çok sayıda eser vermiş bir
müelliftir. Etrafındaki kişilerin talepleri üzerine eserlerinin bir
listesini çıkarmaya birkaç defa teşebbüs ettiğini, ancak bazı kimselere
verilip iade edilmeyen kitapları olduğundan ve geçmiş zamanla fazla
meşgul olmayı doğru bulmadığından bu listeleri tam olarak
oluşturamadığını söyleyen İbn Arabî, ilk liste çıkarma teşebbüsü olan
el-Fihrist’te 248 kitabının adını zikretmiştir.
Vefatından
yaklaşık altı yıl kadar önce Eyyûbîlerden Gazi el-Melikü’l-Muzaffer
Şehâbeddin’e verdiği el-İcâze’deki ikinci listede bu sayı 289’an
ulaşmaktadır. Her iki listedeki mükerrerler hariç toplam 289 eserden
ancak 98’i günümüze ulaşmıştır.
İbn Arabi’nin önemli bazı eserleri şunlardır:
Fütûhâtü’l-Mekkiyye:
Müellifin en büyük ve en temel eseridir. Diğer eserlerinin bu kitabın
ilgili bölümlerinin birer zeyli olduğu söylenebilir. İkinci defa bizzat
kendi eliyle yeniden yazdığı otuz yedi ciltlik nüsha İstanbul’da Türk
ve İslâm Eserleri Müzesindedir.
Füsûsü’l-Hikem: Müellifin en
önemli eserlerinden sayılır. Sadreddin Konevî’nin eliyle yazılan ve
müellifi tarafından görülen nüshası İstanbul İslâm Eserleri
Müzesindedir.
Cem ve’t-tafşîl fî esrâri’l-me’anî ve’t-tenzil:
İbn-Arabî, Kehf Sûresinin 60. âyetine kadar getirdiği bu tefsirin
altmış dört cilt olduğunu söyler. XX. Yüzyılın başına kadar mevcut
olduğu rivâyet edilen eser halen kayıptır.
Tedbîratü’l-ilâhiyye
fî islâhi’l-memleketi’l-insaniyye: İbn Arabî bu eserinde, Aristo’ya
nisbet edilen siyasete dair bir eseri kendi sistemi bağlamında yeniden
kaleme almıştır. Eser Ahmed Avni Konuk tarafından tercüme ve şerh
edilmiştir.
Tercümânü’l-eşvâk: Altmış bir gazelle bunların şerhi
olan ez-Zehâ’ir ve’l-‘alak adlı eserini ihtiva eden bu kitap Reynold A.
Nicholson tarafından İngilizce’ye, Mahmut Kanık tarafından Türkçe’ye
tercüme edilmiştir.
İbn Arabî’nin basılan diğer bazı eserleri de şunlardır:
Risâletü’l-envâr,
İsfâr’an netâ’ici’l-esfâr, İsrâ’ile’l-makami’l-esrâ, Rûhü’l-kuds,
Tecelliyâtü’l-ilâhiyye, Anka’ü mugrib fî ma’rifeti hatmi’l-evliyâ’ve
şemsi’l-mağrib.
Bilgi için; www.ibb.gov.tr / www.kultursanat.org 73 defa okundu. |