 "Gerçekleri açıklarsam Türkiye sarsılır" diyen Prof. Topuz, öyle şeyler söyledi ki; göz göre göre kanser oluyoruz... 17:43, 7-03-2008
'Gerçekleri anlatırsam Türkiye sarsılır'
Prof. Dr. Erkan Topuz, yine herkesi ekran başına kilitleyen açıklamalar yaptı...
Esra
Ceyhan'ın Kanal D'deki programına konuk olan İ.Ü. Onkoloji Enstitüsü
Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, yine herkesi ekran başına kilitleyen
açıklamalar yaptı.
Topuz, kanserle mücadelenin anne karnında
başladığına dikkat çekerek hamile kadınların ve bebek sahibi insanların
evde dikkat etmeleri gereken noktaları anlattı.
Erkan Topuz,
bulaşık deterjanlarından, halıların temizliğine kadar çok önemli
ayrıntılardan bahsetti. "Benim mücadelem bu yaştan sonra halkımızı
kanserden korumaktır. Kanser tedavisi sonra geliyor. Bir korunma bin
tedaviden evladır. Bunları ilk defa duyuyorsunuz ama gerçek bunlar. Ben
bunları kendimi bu işe adadığım için anlatıyorum. Bu anlattıklarımı
Türkiye ilk defa duyuyor. Belki dünyada da çok az duyan vardır" diyen
Prof. Dr. Erkan Topuz, herkesi şaşırtan açıklamalar yaptı.
"Ben
gerçekleri anlatıyorum. Ama çok fazla anlatmıyorum çünkü her şey
sarsılabilir Türkiye'de" diyen Topuz'un sarsıcı açıklamaları şöyle:
-Evde
sokakta giydiğimiz ayakkabılarla dolaşmamalılar. Eğer evde ayakkabı ile
geziyorsak dışarıdan geldiğimiz ayakkabıları çıkartıp başka bir
ayakkabı giymeliler. Çünkü dışarıdan giydiğimiz ayakkabı ile eve
soktuğumuz pestisitler kanserin en önemli sebeplerinden bir tanesidir.
(Pestisit: Tarım ürünleri, kimyasallar, egzozdan çıkan gazlar vs)
-Kanserle
mücadele anne karnında başlıyor. Anne adayları aşırı miktarda vitamin
almaktan kaçınsınlar. Çünkü bilinçsizce alınınca vitaminin içindeki
kobalt, bazı aşırı miktarda minareller... Doktor bir tane yut diyordur
ama çocuk gelişsin diye bir kaç tane yutuyorlar. Bu çocukta birikime
sebep olabilir ve kansere neden olabilir.
-Gökkuşağının 7 rengini, ne buluyorlarsa, hepsinden günde en azından 3-5 tane yesinler. Her bir renkte bir şeyler var.
-Kırmızı
et alsınlar gebeler haftada 2 kere. Özellikle balıkla beslensinler.
Sağlıklı bir insanın kansere yakalanmaması için, bebeğin daha anne
rahmindeyken vücudunun direncinin artması ve zehirleri alarak
bağışıklık sisteminin bozulmaması lazım.
-En
tehlikeli yer halıdır. Halı bütün pestisitleri tutar. Bu nedenle
halıların temizliğine dikkat ediniz. Kesinlikle deterjanla
temizlemeyin. Sirkeli su ile silin.
-Deterjan kullanınca
muhakkak eldiven kullanın. Plastik eldiven kullanmayın, içine izci
eldiveni giyin. Çünkü deterjanlar alerjiktir ve ufak dozlarda alındığı
takdirde kronik olarak kanserojendir. (İzci eldiveni: Pamuk eldiven)
-Bulaşık
makinasında kullandığınız deterjan da petrol ürünüdür, kanserojendir.
Ne kadar yıkarsa yıkansın kalıntılar kalabilir. Eğer sağlığınızı
düşünüyorsanız çıkardığınız bulaşıkları sirkeli suyla ya da limonlu
suyla silin.
-Her türlü deterjandan kaçınız. Devamlı
olarak zeytinyağı ve defne sabununu seçiniz. Ellerinizi, vücudunuzu
hakiki zeytinyağ, defne veya fıstık yağından yapılan hakiki sabunlar da
seçilebilir. Bunları örnek olarak söylüyorum. Deterjandan kaçıyoruz ve çok aşırı miktarda suyla duruluyoruz.
-Beyaz
olan her türlü iç çamaşırınızı muhakkak yeni aldığınızda en az 2 kere
kaynatınız. Çünkü bunlar beyazlatılmak için kanserojen maddelerle
yıkanıyor.
-Oda spreyleri doğrudan doğruya petrol menşeli.
Zehiri soluyorsunuz. Akciğerinize geçiyor ve dolaylı olarak bağışıklık
sisteminizi bozuyor.
-Sebzeleri mevsiminde dondurup saklamakta
fayda var. Yalnız bir kez çözülünce onu muhakkak pişirin. Mikro dalgada
bir kere ısıtın. Ateşte ısıttıklarımızda ise bir kere ısıtınız. Çünkü
bir dahaki sefere değeri ölür. DNA'yı bozar. DNA kırılması da
kanserojene yol açar.
-Radyasyon kronik olarak kansere en çok yaklaştıran faktörlerden biridir. Televizyondan çok uzak duralım.
-Çocuklarınıza
haftada 2 kez balık çorbası içirin ama içine zerdeçal koymak suretiyle.
Soğan, sarımsak ve o mevsimin sebzesiyle yapmalısız. Çocuk anne
karnındayken bu terbiyeyi almaya başlamalı.
-Gebeler
haftada 1 kilo balık tüketmeli. Bu miktarın üzerinde balık
tüketilmesine karşıyız. Çünkü en steril balıkta bile az civarda civa
vardır. Bu balıklar dip balıkları olmamalı. Somon veya yüzey balığı,
Akdeniz, Ege balığı olmalı. Marmara'nın dip balıklarını lütfen
tüketmeyiniz.
-Kanola yağı kızartma için en uygun yağdır. Onun dışında birinci seçeneğimiz zeytinyağdır. Memleketimizin iftihar edebileceği yağdır. Fındıkyağı da tercih edilebilir.
-Çocuklarımız
fastfood türü yiyecekleri 15 günde bir yiyebilirler. Ama haftada 3 kez
yedikleri takdirde beyin tümörlerinde, lenfomalarda ve lösemilerde 3
kat artış gözükecektir. Çocuklarımıza arada bir verebiliriz. Ama
dışarıdaki yiyeceklerin nasıl kızartıldığını bilmiyorsunuz. Ona göre
hareket edin.
-Çocuklara meyve ve yoğurdu bol yedirelim. Ancak
yoğurdu prebiyotik ve ev yoğurdu olarak kullanalım. Yoğurdunuzu evde
yapın. Peynir ve çökelek fazla miktarda yiyin. Keçi peyniri çok
faydalıdır.
-Çocuklarımızı beyaz un, beyaz şeker ve tuzdan koruyalım.
-Belki
tuzcular üzülecekler ama Konya'ya akan kanalizasyonlar ve kirletici
sularla, Türkiye'nin en büyük tuzunu karşılayan Tuz Gölü'müz maalesef
torbaların içinde çok iyi steril edilmedikleri takdirde bize kanseri
ufak ufak taşıyorlar. Bu nedenle kaya tuzunu tercih edin. Yani turşu
kurduğunuz tuzu çekin ve çok az miktarda kullanın. Çünkü tuz da
kanserojendir.
-Amerika'daki çocukların tombul olmasının sebebi her şeye şeker katmalarıdır. Ucuz beslenmedir.
-En
faydalı gıdalardan birisi cevizdir. Daha sonra fındık ve bademdir.
Ayçiçeği açık alın. İşlemden geçmemiş olacak, kavurup yiyebilirsiniz.
Ama fındık, ceviz gibi yiyecekleri kabuklu alın. Çünkü içine
böceklenmesin diye ilaç sıkılmaktadır. Sonsuz faydaları olan
yiyeceklerdir. Günde bir avuç muhakkak tüketiniz.
-Elma dünyanın en faydalı gıdalarından birisidir.
-Plastik,
bakır, alüminyum kap kullanılmamalı. Porselen, cam ve çelik kullanın.
Meyveleri de bu tür kaplarda yıkayın. Bunların içine litresine göre
9-10 çorba kaşığı elma sirkesi atın. Aşağı yukarı yarım saat bekletin.
Sonra tekrar yıkamayın. Tekrar mikrop alır.
-Meyvelerin üzerine
parlak görünmesi için mum sürülüyor. Bunları hakiki zeytinyağlı
sabundan geçirdikten sonra elma sirkeli sudan geçirin. Ya da elma
sirkesi ile ovun. Meyveyi kabuğuyla tüketin eğer sterilse.
-Lahana,
marul gibi yiyeceklerin ilk dört kabuğunu çöpe atın. İstediğiniz kadar
yıkayın bunların üzerindeki pestisitleri temizleyemezsiniz. Çaresi yok.
-3
ayda bir suyunuzu değiştirin. Çok muhteşem sularımız var ama ne olursa
olsun tabiatı rezil ediyoruz. Satın aldığımız sularda az miktarda da
olsa kanserojen dozlar karışabilir. Bunlar kontrollü sular ama 3 ayda
bir değiştirmek gerekiyor.
-Plastik her yerde zehir. Plastik
bardaklar, kaplar, plastik herhangi bir şey... Ben ona girmiyorum bu
lafı söylersem yer yerinden oynar. Bu plastikler ev yapımına girdiler.
Doğrudan doğruya inşaat malzemesi olarak kullanıyorlar. Çok bilinçli
olun, çok iyi markalar kullanın. Bunları söylemem demek Türk
ekonomisiyle oynamam demek. Ben insanlara kendimi adadım, onun için
kimseden korkmuyorum açık açık söylüyorum.
-Meyva suyu yerine
posasıyla tüketin. Biz kanserli hastalara suyunu veriyoruz. Meyve
suyuna geçmeyen çok madde posada kalıyor. Bu şekilde kolon ve miğde
kanserinden korunmuş oluyorsunuz.
-Bakır, özellikle beyin
tümörlerinde ön plana çıkıyor. Çok iyi kalaylı olursa bu etki azalıyor.
Ama kulağınıza bakır küpe bile takmayın.
-Çocuklarımızı yeşil plastik sahalarda oynatmayınız. Plastik çimenler sentetiktir ve kanserojen madde alabilirler.
-Havuzların
iyi temizlenmesine dikkat ediniz. Ozonla temizlemek en fazladır. Aşırı
klorluysa yine kansere hazırlık yapıyorsunuz spor yerine.
-Bütün
beyazlatıcılardan kaçınız. Çocuklarımızın kullandığı o pırıl pırıl
bembeyaz defterler klorla temizleniyorlar. Bunlarla temizlenmemiş
defter kullansınlar. Kullandıkları boyalarda da kanserojen etkisi
vardır.
KANSER DALGA DALGA GELİYOR
Prof.
Dr. Erkan Topuz, verdiği şu çarpıcı bilgi ise kanserin boyutlarını
açıkça ortaya koymaktaydı: "Kanser dalga dalga geliyor. 2020 yılında 20
milyon insan kansere yakalanacak. Ama eğer bunları yaparsak belki bunu
15 milyona indirebiliriz. O yüzden gözümüzü açalım. Bu iş çocukluktan
başlıyor. Çocuklarımıza bu terbiyeyi vermek zorundayız. Ailedeki çocuk
annesini taklit eder. Anne ne yiyorsa çocuk da onu yer."
Erkan
Topuz, yaptığı açıklamalar nedeniyle bir takım sektörleri zor duruma
soktuğu eleştirileri için ise, "Benim için insan sağlığı birinci
plandadır. Ekonomi ikinci plandadır. Bir insanın kanser olması
durumunda devlete ve millete verdiği zarar milyarlarca dolardır. O
yüzden dikkatli olduğunuz takdirde ekonomiye de katkınız olur. Aslında
ben bunları anlatarak Türkiye'nin ekonomisini de kurtarıyorum farkında
değiller" diye konuştu. 89 defa okundu. |